top of page

"Pencere"

Güncelleme tarihi: 22 Haz 2023


“Bir gün bir fotoğraf sanatçısı pencereden bakınca önünde bir roman başlar” demişti. Bence hayatın yapılmış en güzel tanımlarından biriydi.

Üzücü olan hayatı bu şekilde yorumlamaya açık çok az insanla paylaşıyoruz bu

coğrafyayı. Sosyal medya bize bu konuda iyi bir istatistik sunuyor.

Gündeme gelen haberlere ve bu haberlere yapılan yorumlara bakmak genel bir tablo çizmek için yeterli oluyor. Bir de her sabah ekrana çıkan medya maymunları var tabii. Sözde kendilerini her şeyin uzmanı olarak gören bu kimlikler, hayata baktıkları at gözlükleriyle diğer kişilerin kendilerini ifade edişlerini, ilişkilerini, evliliklerini, ebeveynliklerini, yaşama biçimlerini değerlendirme görevi yürütüyorlar.

Her konuda fikirleri olan ama asla bilgileri olmayan; herkes onları sevsin, alkışlasın diye sözde toplumsal normlara göz kırparak konuşan ve alkış almak, bulundukları yeri ellerinde tutmak adına her türlü tavizi vermeye hazır bir grup insan, her gün ekranda kendilerini eğliyorlar. Son günlerde kadın sanatçıların kıyafetleri üzerinden ülkede (aslında yıllardır

yapılan ve şiddeti her geçen gün artan) ataerkil sistemin dayattığı bir zihniyet

kol geziyor. Ataerkil zihniyet ne demek hadi bir bakalım:

“Erkek otoritesine dayanan bir tür toplumsal örgütlenme düzeni. Bu düzenin

temelini erkeğin üstünlüğü fikri oluşturur; soy erkekler tarafından belirlenir,

hakimiyet erkeklerindir. Bu toplumlarda erkeklere kadınlardan daha çok saygı

gösterilir. Bu erkek üstünlüğü ilkesi etrafında, toplumun kültürü, adetleri, inancı

ve mitolojisi, anaerkil düzenli toplumunkinden farklı bir biçim oluşturur.”

(Wikipedia)

Sadece şu tanıma bile bakıp hala daha bir şeyleri sorgulamıyorsak; kendimizi

var etme yolculuğumuzdan çoktan vazgeçmiş, sistemin kölesi olmuş, bir kimliği

ve duruşu olmayan insanlar olarak şu hayatta zamanımızın dolmasını bekliyoruz

demektir. Bu kadar açık ve net! Ülkemizdeki tüm kadınlar ataerkil sistemin

ortaya çıkardığı ve o düzenin normlarıyla şekil almış namus kavramıyla sürekli

etiketleniyor. Bunu hala görmüyor muyuz? Frida ne de güzel demiş vakityle:


“Ahlak, namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve

namussuzdur.” ve Nietzsche de ne güzel eklemiş: “Kim namus ve ahlak

şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu odur!”


Biyolojik cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları üzerinden insanlara biçilen

roller ve insanların o rolleri sorgusuz, sualsiz kabulü açık bir zihne sahip olmanın

önünü kapatıyor. Ön yargılar, inanç kalıpları ve el alem ne der baskısı tüm

gerçek duygu ve düşüncelerimizin önüne geçiyor. Ve bu her geçen gün büyüyor,

katlanıyor ve bir gün bir bakıyorsunuz ki; insanlara sırf sizinle aynı yolda

yürümüyorlar diye yoldan çıkmış insan muamelesi yapmaya başlamışsınız.

Zaten ülkedeki en temel problemlerden biri bu!

İnsanlar sırf bizimle aynı yolda yürümüyorlar diye yoldan çıkmış sayılmazlar.

Tek yapmamız gereken farklılıklara saygı duyup, kendi yolumuzda ilerlemek!

Sen kendi değer yargılarınla kendi yolunu çizseydin eğer yani bir değer duygun

oluşmuş olsaydı şayet, başkalarının hayatlarını yargılamaman gerektiğini de

zaten çoktan öğrenmiş olurdun ama sen kendi seçtiğin yolu değil, sana

öğretilenleri yaşadığın ve bunun farkında olmadığın için taşıdığın öfkeyi, kendin

olamama cesaretini, senin yapamadığını yapan kişilerden nefret olgusuyla

çıkarmaya çalışıyorsun.

Konuşmamız ve tartışmamız gereken o kadar çok kavram var ki; biyolojik

cinsiyet ve toplumsal cinsiyetten başlayıp, ahlak/namus/kültür ilişkisine kadar

giden ve her birini ders niteliğinde bu ülkenin her bir ferdine öğretmemiz

gereken bir süreçteyiz. Ama biz hala bayan/kadın tartışmasından öteye bile

geçemiyoruz. Neyse ki ülkemin güzel ve güçlü kadınları var.

Geri adım atmayan, kendi olmaktan vazgeçmeyen, üreten ve ürettikleriyle

değer katan kadınlar.

Demem o ki bugün yepyeni bir pencere açın hayata.


Kalbinizi, beyninizi, ruhunuzu size ait olmayan tüm duygu ve düşüncelerden

arındırın. Aklınızın, kalbinizin ve ruhunuzun bir bütün olduğunu hissettiğiniz ve

sizi mutlu eden bütün güzel enerjilere yer açın.

Hayatın şahane renkliliğini partner edinin kendinize ve onunla tam da bugün

dans edin.


Gökhan Dumanlı


 
 
 

תגובות


logo_siyah_sarı.PNG

Zarafet Akademi
10 Yaşında!

Bireysel ve Kurumsal Eğitim ve Seminerler...
Öğretmen, Öğrenci, Aile Eğitim ve Seminerleri..
Televizyon Programları...
Gazete ve Dergi Röportajları...
Kitap İmza Günleri ve Söyleşiler...

Binlerce Akla ve Kalbe Dokunmanın Mutluluğuyla Geçen 10 Yıl...

İlginize teşekkürlerimizle...

Akademiye Ulaşmak İçin:

değerler_kitap.jpg

Değerlerlerimiz ve Görgü Ders Kitapları 1.2.3.4. Sınıf

Eğitimci Yazar Gökhan Dumanlı'nın kaleme aldığı ve Mavi Bilye Yayınları'ndan çıkan "Disiplinlerarası Değerlerimiz ve Görgü" ders ve etkinlik kitapları, 1.sınıftan 4. sınıfa kadar her sınıfın kendi seviyesine göre özel olarak hazırlandı ve Türkiye'de bu alanda yazılmış ilk kitaplar olma özelliğini taşıyorlar.

Detaylı Bilgi Almak İçin:

işte farkı sen yarat_post.JPG

Betûl Mardin'in Hayatı İlk Kez "İş'te Farkı Sen Yarat'da!

"İş'te Farkı Sen Yarat" kitabımın önsözünü yazan çok değerli hocam Betûl Mardin'in hayat hikayesi de Türkiye'de ilk defa "Bir Yaşama Sanatı Ustası: Betûl Mardin Özel Bölümü" başlığı ile bu kitabımda sizinle.
"İş'te Farkı Sen Yarat" tüm kitap satış noktalarında!

 

İş'te Farkı Sen Yarat

b78dd3e1-999d-49bc-8950-74001c069000 2.JPG

Gökhan Dumanlı'ya Sektörün En İyisi Ödülü!

Eğitim Yazar Gökhan Dumanlı, Open Stage Sektörün En İyileri Ödül Töreni'nde Türkiye de bir ilk olan Zarafet Akademi'nin kurucusu olma ve eğitim dünyasına sağladığı katkılardan ötürü Sektörün En İyisi Ödülü'yle taçlandırıldı.

Öykü Serter'in sunumuyla gerçekleşen gecede Gökhan Dumanlı'ya ödülünü Banu Noyan, takdim etti.
 

Dergiyi Okumak İçin:

IMG_4345.jpg

"Arkadaşımla Bir Gün" Otizm Konusunda Farkındalık Yaratıyor!

Eğitimci Yazar Gökhan Dumanlı'nın kaleme aldığı ve Mavi Bilye Yayınları'ndan çıkan "Arkadaşımla Bir Gün" otizmli çocukların arkadaşlarının otizmi anlamalarına yardımcı olmak amacıyla yazıldı.

Tohum Otizm Vakfı ve Gökhan Dumanlı işbirliği içinde hazırlanan kitap aynı zamanda bu alanda bu içerikle yazılmış bir ilk kitap!

Kitaba Ulaşmak İçin:

seminer 7 hayat ve zarafet.JPG

Türkiye'nin Zarafet Temalı İlk Youtube Kanalı

Eğitimci Yazar Gökhan Dumanlı, kişisel gelişimden, iş hayatına, aile ve çocuk iletişiminden, yaşama dair konulara geniş yelpazede anlatımlar yaptığı ve zarafet kurallarını anlattığı eğitim videolarıyla Youtube'da sizlerle...

Kanala ulaşmak ve abone olmak için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
 

İyi seyirler...

Videolara Ulaşmak İçin:

3878159f-f570-4c12-b624-6532cac9fb4d_edited.jpg

Gökhan Dumanlı, Robb Report Söyleşisi Yayında!

Eğitimci Yazar Gökhan Dumanlı, Zarafet Akademi'nin 10.yılında dünden bugüne neler başardığını Robb Report dergisinin kasım sayısına anlattı.

Gökhan Dumanlı'nın mevcut kitaplarından ve yeni projelerinden de bahsettiği röportajı okumak için cep telefonunuzdan online dergilik uygulamasını yada derginin resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Keyifli okumalar dileriz!

Detaylı Bilgi Almak İçin:

PHOTO-2023-01-26-19-07-59_edited.jpg

Sevinç Atabay
"Eğitim Zihnin Özgürleşmesidir"

Eğitimci Yazar Gökhan Dumanlı,
11. kitabı Sevinç Atabay - "Eğitim, Zihnin Özgürleşmesidir" kitabıyla sizlerle.

Kitabın geliri Denizli Honaz İlkokulunun yapım ve onarımı için kullanılacaktır.
 

Tüm kitapçılardan ve online kitap satış sitelerinden temin edebilirsiniz.

Kanala Ulaşmak İçin:

typorama 10.PNG

Hayatın İçinden Yazılar Sitenin Blog'unda!

Hayatın içinden yazı ve paylaşımlarımla sitemin blog kısmında sizlerleyim...

Menü çubuğundan "blog" kısmını tıklayarak bütün yazılara ulaşabilirsiniz.

Beğendiğiniz yazıları okuduktan sonra paylaşabilir ve altına yorum bırakabilirsiniz.

Yazılara Ulaşmak İçin:

gokhandumanli.com/blog

bottom of page